Anasayfaya Dön » Gündem
Dersim Olayları Nedir?

Dersim Olayları Nedir?

Başbakan'ın da gündemine aldığı Desim Olaylarında neler yaşandı?
23-11-2011 12:50:31

BENZER HABERLER

Dersim olayları nedir?

    Dersim İsyanı ya da Dersim Ayaklanması, şu anki adıyla Tunceli ilinde 1937 yılında meydana gelen geniş kapsamlı isyandır. Bu isyanı bastırmak için Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenen harekât Dersim Harekâtı'dır. Bazı kesimler tarafından Dersim Soykırımı olarak da anılır.

    İsyanın nedenleri ve İsyan öncesi genel durum

    Osmanlı döneminde yüzyıllarca yurtluk ve ocaklık biçiminde özerk olarak yönetilen Dersim Bölgesi'nde, özellikle Tanzimat'tan sonra, merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacına yönelik düzenlemelere karşı sık sık ayaklanmalar çıkmıştır (1847, 1877-78, 1885, 1892, 1893-95, 1907, 1911, 1916).[ kaynak
    Bölge, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla özerkliğini kaybetti. Aşiretler, yönetimlerinin elinden alınmasına karşı çıkmış; vergi vermek, askere gitmek gibi çeşitli zorunlulukları ise uygun bulmamıştır.
    1930'ların ilk yarısında bölgede meydana gelen ayaklanmalar bastırıldıktan sonra, 25 Aralık 1935 tarihli 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı. Buna göre Tunceli iline bir askerî vali atanacaktı. Aynı zamanda dördüncü genel müfettiş sıfatını alan vali general Abdullah Alpdoğan geniş yönetsel, askeri ve yargısal yetkileri vardı. Ayrıca Alpdoğan'ın çok sert ve otoriter biri olması da isyanı tetikledi. Düzeni sağlamak ve güvenlik açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi.
    Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükûmet otoritesi kurulamadı. Bu sırada Suriye sınırına yakın bölge ve illerde de benzer olaylar görüldü. Hatay'a bağımsızlık tanıyan Milletler Cemiyeti kararından sonra, TBMM'de yapılan görüşmelerde, bu gelişmelerin başta Fransa ve Fransa'nın mandası altındaki Suriye tarafından kışkırtıldığı ileri sürüldü. Başbakan İsmet İnönü ise, Tunceli ilinde iki yıldır izlenen reform programının amacının bölgenin uygar bir hale getirilmesi olduğunu belirterek, programa karşı bölgede direniş olduğunu belirtti.
   

Dersim Harekâtı

    Ayaklanma, Ocakzade (Ehlibeyt soyu) kökenli ve Şeyh Hasan aşiretine mensup olan Abasan aşireti reisi Seyit Rıza önderliğinde, asker ve vergi vermek istemeyen diğer aşiretlerce de desteklenen bir grup tarafından 20-21 Mart 1937 gecesi Harçik köprüsünün yıkılması, köprüyle Kahnut Bucağı arasındaki telefon hattının kesilmesi ve bölge askeriyesine düzenlenen saldırı ile başladı. Askeriyedeki bütün askerler öldü. Askeriye yakıldı. Bunun üzerine resmen isyan başladı. İsyan bölgenin coğrafi durumu nedeni ile büyüdü. Ayaklanmayı Kureyşan aşireti başlattı ve özellikle Demenan, Haydaran ve Yusufan aşiretlerinin katılımı ile iyice genişledi. Ayaklanmaya toplam yaklaşık 6.000 kişilik bir grup katıldı.
    General Abdullah Alpdoğan düzenlediği ilk harekât büyük başarızsılkla sonuçlandı. Aşiretler ise bunun verdiği moralle tamamen silahlandı. Bu yüzden isyanı bastırmak iyice zorlaştı. Abdullah Alpdoğan yanına aldığı 20.000 asker ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda gerekli olanın bir hava saldırısı olmasına karar verdi. Gerekli onayı alınca Sabiha Gökçen'i davet etti. Sabiha Gökçen de kabul edip Hava Kuvvetleri[ kaynak 'nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi. İsyancıların saklandıkları en büyük yer olan Laş mevkiini yerle bir etti.
    Yapılan harekât başarı verince, askerler bölgeye girmeyi başardı. Bunun üzerine Seyit Rıza, bölge halkına zarar gelmesin diye Haydaran, Kureyşan, Demenan, Yusufan, Kırgan aşiretleri reisi ile birlikte teslim oldu ve harekât, 13 Eylül 1937'de sona erdi. Ayaklanmayı bastıran bu askeri harekât, Dersim Harekâtı olarak adlandırılır.
    Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. Ayaklanmanın lideri Seyit Rıza ile 6 kişi idam edildi. Çok sayıda ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de Kureyşan aşireti intikam için diğer aşiretleri silahlanmaya davet etti ve ikinci isyan başladı. Bunun üzerine başlatılan ikinci askeri harekât ile Eylül 1938'de ayaklanma tamamen bastırıldı. Direniş amacıyla kırsal alanda kalanların direnişi ise 1948'e kadar sürmüştür.
   

İsyanın Sonuçları

    Harekâta katılan yöre halkının bir kısmı başka illere gönderildi.[ kaynak Askerî harekât, her ne kadar bazı aşiretleri sürgün etse ve çoğunu da dere yataklarinda yok etse de, harekât 1938 yilinin sonuna doğru sona ermiştir. Harekât sonrası 5.000 kişi başka yerlere sürgün edilmiştir . Ayaklanmaya katılan aşiret mensupları, Kayseri'nin Sarız, Mersin'in Anamur ile Silifke ilçelerine ve Erzurum,Bursa Yozgat, Muş gibi çeşitli illere gönderilmiştir




Bu haber toplam 57267 defa okunmustur

HABERE YAPILAN YORUMLAR

  • teröre asla taviz verilmez %54 %46
    bu ogün için de bugün için de geçerlidir.TC BÜYÜK DEVLET TÜRK MİLLETİ ADALETLİ VE ASİL BİR MİLLETTİR.BU MİLLETE İHANETİN BEDELİ ELBETTE ACI OLUR.
    23:52:48 , 04-02-2012
  • herkes layiğini bulur %34 %66
    türkiye cumhuriyeti bunlara çikolata dağıtıp kolonyamı tutacaktı
    21:11:44 , 12-01-2012
  • vatan sağ olsun %51 %49
    hangi etnik grup olursa olsun bu hain soysuzların sonu pkk sana diyorum dersim gibi olucak türk milleti asla türkiyenin bölünmesine izin vermez bu yüce milletin sabrını zorlamayın asalak şerefsizler naşşşş kuzey ırak itin enikleri
    20:47:47 , 12-01-2012
  • vatan sağ olsun %55 %45
    hangi etnik grup olursa olsun türkiye bölünemez zaten bunuda dünya biliyor hain soysuzların
    20:39:47 , 12-01-2012

BENZER HABERLER

Rüzgar Erkoçlar sakal bıraktı

GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ